Boşanma sürecinde eşler mal paylaşımı veya tazminat gibi konularda bir şekilde uzlaşabilse de, konu müşterek çocukların geleceğine geldiğinde süreç genellikle kilitlenir. Anne ve babanın en büyük korkusu, “Çocuğumu benden alırlar mı?” endişesidir.
Türk Aile Hukuku‘nda velayet kararları, eşlerin isteklerinden veya kusurlarından ziyade, tamamen tek bir kavrama göre verilir: “Çocuğun Üstün Yararı”.
Ankara Boşanma Avukatı olarak Zirve Hukuk Kurucusu Av. Ayşenur YURTOĞLU öncülüğünde; velayet davalarının sadece duygusal bir süreç olmadığını, aynı zamanda çocuğun eğitim, barınma ve finansal (nafaka) geleceğinin planlandığı çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguluyoruz. İşte velayet davasında mahkemelerin dikkate aldığı kritik kriterler:
Velayet Kararında Temel Kriter: Çocuğun Üstün Yararı
Hakim, velayeti kime vereceğini belirlerken tarafların ekonomik zenginliğine değil, çocuğun fiziksel, psikolojik ve ahlaki gelişimini kimin daha iyi sağlayacağına bakar. “Babası çok zengin, velayet babaya verilir” düşüncesi tamamen hukuka aykırı ve yanlış bir inanıştır. Çocuğun temel masrafları, velayeti almayan tarafın ödeyeceği “İştirak Nafakası” ile zaten dengelenir.
Yaş Gruplarına Göre Velayet Kriterleri
Yargıtay içtihatları, çocuğun yaşını velayet kararında en belirleyici unsur olarak kabul eder:
Anne Şefkatine Muhtaç Dönem (0 – 3 Yaş)
Bu yaş grubundaki çocukların bedensel ve ruhsal gelişimi için anneye mutlak bir ihtiyaç duyduğu kabul edilir. Eğer annenin çocuğun hayatını tehlikeye atacak çok ağır bir psikolojik rahatsızlığı veya madde bağımlılığı yoksa, velayet kesin olarak anneye verilir.
Okul Öncesi Dönem (3 – 7 Yaş)
Bu dönemde de çocuğun anne bakımına ihtiyacı ağır basar. Babanın velayeti alabilmesi için, annenin çocuğa fiziksel/psikolojik şiddet uyguladığını veya çocuğun gelişimine ciddi zararlar verdiğini kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Okul ve İdrak Dönemi (8 – 12 Yaş ve Üzeri)
Yargıtay’a göre 8 yaş ve üzerindeki bir çocuk, kendisini ifade edebilecek “idrak gücüne” sahiptir. Bu nedenle hakim, pedagog eşliğinde çocuğun kendisine “Annenle mi yoksa babanla mı yaşamak istersin?” sorusunu yöneltir. Çocuğun kararı, velayetin belirlenmesinde çok büyük bir ağırlığa sahiptir.
Zina (Aldatma) veya Kusur Velayeti Etkiler mi?
Müvekkillerimizin en çok sorduğu sorulardan biri şudur: “Eşim beni aldattı, velayeti alabilir mi?”
Hukuki gerçek şudur: Eşine karşı Zina (Aldatma) suçu işleyen veya ağır kusurlu olan kişi, kötü bir eş olabilir ancak bu onun “kötü bir anne/baba” olduğu anlamına gelmez. Eğer aldatma eylemi çocuğun gözü önünde yaşanmamışsa veya çocuğun ahlaki gelişimini doğrudan tehlikeye atmıyorsa, sırf eşini aldattığı için bir annenin veya babanın elinden velayet alınmaz. Kusur, tazminat ve mal paylaşımını etkiler, velayeti değil.
Çekişmeli Davalarda Pedagog Raporu (SİR)
Eğer taraflar velayet konusunda anlaşamıyorsa ve Çekişmeli Boşanma davası açılmışsa, mahkeme “Sosyal İnceleme Raporu (SİR)” talep eder. Adliyede görevli pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacılar; hem anneyle hem babayla hem de çocukla (ve gerekirse öğretmenleriyle) görüşmeler yapar. Evin fiziki şartlarını inceler ve mahkemeye bir rapor sunar. Hakim genellikle bu uzman raporuna uyarak velayet kararını verir.
Ortak Velayet Türkiye’de Mümkün Mü?
Evet, mümkündür! Özellikle tarafların medeni bir şekilde ayrıldığı Anlaşmalı Boşanma süreçlerinde, eşlerin ortak kararıyla “Ortak Velayet” sistemine geçilebilir. Bu sistemde çocuğun ikametgahı bir ebeveynde olsa da, çocuğun eğitimi, sağlığı ve geleceğiyle ilgili hayati kararlar (Örn: Hangi okula gideceği, ameliyat olup olmayacağı) anne ve baba tarafından birlikte alınır.
Ancak ortak velayetin uygulanabilmesi için anne ve babanın çocuk konusunda yüksek bir iletişim ve işbirliği içinde olması şarttır.
Sonuç: Çocuğunuzun Geleceği Şansa Bırakılamaz
Velayet davası, sıradan bir hukuk mücadelesi değil, evladınızın yaşam standartlarını belirleyeceğiniz stratejik bir süreçtir. Doğru hazırlanmayan bir dava dilekçesi veya eksik sunulan deliller, çocuğunuzdan ayrı kalmanıza neden olabilir.
Zirve Hukuk Kurucusu Av. Ayşenur YURTOĞLU, sadece hukuki haklarınızı değil; nafaka hesaplamalarından çocuğunuzun gelecek planlamasına kadar tüm süreci hassasiyetle yönetir. Hukuki destek ve danışmanlık için Ankara ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.


Leave a Reply